13 Mart 2010 Cumartesi



Su ve Sağlık

Suyunuzun tadı nasıl olmalı?

Suyun tadı estetik parametrelerden birisi olarak kabul edilmekle birlikte içeceğimiz suyu seçmekteki en önemli kriterlerden birisidir. Genelde bir çok insan lokanta seçim kriteri olarak kullansa da tat duyumuzun vücudumuza ağız yoluyla girecek zararlı maddeleri engelleme adına çok önemli bir görevi vardır. Adeta güvenlik görevlisi olarak algılanabilecek bu duyumuzu içme suyumuzun güvenliğini ve kalitesini devam ettirme konusunda kullanabiliriz, kullanmalıyız.

H2O; mineral, organik veya inorganik madde, mikroorganizma içermeyen bir sıvıdır, çözücüdür, akışkandır ama canlılar için bir içecek demek oldukça zordur (işte bu nedenle ters ozmoz (reverse osmosis) tekniği ile çalışan su arıtma cihazlarından uzak durunuz). Oysa su tamamen dinamik, değişken ve canlı bir yaşam ortamıdır ve her canlı için vazgeçilmez ve eşsiz bir içecektir. Sayısız mineral, organik/inorganik madde için taşıyıcı ortam olan ve binlerce mini canlı için yaşam ortamı olarak iş gören suyun içerisinde tat verici maddelerin de olması kaçınılmazdır; bu nedenle suyun tadı üzerine konuşurken amacımız suda, insan sağlığı açısından uygun olmayacak şartlardan kaynaklanan tat değişikliğini tespit edebilmektir.

Suyun içerisinde tat değişikliği yapabilecek maddelerden birisi sudaki yosun ve benzeri canlılardır. Bunlar su içerisinde bulunan oksijeni tükettikleri gibi parçalanmaları sonucu ortama salınan artık maddeler nedeniyle de tat değişikliğine neden olabilirler. Yine fazla sayıdaki mikroorganizma, mineral içeriğin fazla veya az olması, algler suyun tadının farklı algılanmasına neden olabilir. Farklı algılanması diyoruz çünkü hissettiğimiz her zaman için suyun kendi tadından değil dil üzerinde bıraktığı etkiden de kaynaklanıyor olabilir. Örneğin sertliği çok düşük sular dilde hafif bir erozyona neden olacağından su sanki aromatik bir tada sahipmiş diye düşünülebilir. Yine suyun içerisindeki serbest klor miktarı 1ppm (mg/L) düzeyini geçtiğinde toplumda her 10.000 kişiden 6’sı suyun tadında bir değişiklik fark edebilir.

Ancak herkesin tatla ilgili yorumu dikkate alınmamalıdır; örneğin sigara içenlerde tat duyusunda önemli değişiklikler meydana gelir, yine kronik sinüzit sorunu olanlarda ve o an için üst solunum yolu enfeksiyonu geçirenlerde de tat duyusunda değişiklikler gözlenir. Bu değişiklikler genelde tat duyusunun koku duyusu ile yakından ilişkili olmasından kaynaklanır. Bunların dışında diyet alışkanlığı olarak sürekli aşırı sıcak, salamura veya acı ağırlıklı beslenen kişilerde de tat duyusunun değişiklik gösterebileceği unutulmamalıdır.

Suyun sıcaklığı da suyun tadı üzerinde çok etkilidir. 12 derece civarındaki suların tadının hoş olarak algılanması 20 derece ve üzerindeki suların ise tatsız hissedilmesi, sıcaklık arttıkça suyun içerisindeki gazların buharlaşıp sudan uzaklaşmasından kaynaklanır. Bunun en tipik örneği kaynatılmış sularda görülür. Kaynatılmış sularda su içindeki gazlar ileri derecede azaldığından tatsız olarak algılanır: kaynatılmış suyun tadının iyileştirilmesi için suyun 5-6 kez kaptan kaba aktarılması yani havalandırılması gerekir.

Suda bulunabilecek belirli mikroorganizmalar, depolardaki mikrofilm tabakaları, belirli mineraller de suda tat değişikliğine neden olabilir, ancak bunları doğrudan ilgili etkenin anlatılacağı yazılarda ele almak yerinde olur.

Suyun tadına nasıl bakmalıyız?

Bir yudum su ağza alınır, ağız hafifçe çalkalanarak su dışarı çıkarılır ve ağızda kalan tat hissedilmeye çalışılır. Tadı merak edilen su kesinlikle yutulmaz veya gargara yapılmaz. Tabii ki tadına bakacağımız su arazideki veya yol kenarındaki su değildir, bu tür suların fiziksel özelliklerini nasıl inceleyeceğimiz konusuna daha sonra değineceğiz.

Suyun Tadı

Tüm bu anlatılanlardan sonra suyun tadı nasıl olmalıdır sorusuna gelecek olursak: Su herhangi bir tada sahip olmamalıdır, ağızdaki her tür tadı yok etmeli ve ağızda tat bırakmamalıdır, dilde veya ağızda kayganlık hissine ve pütürlenme hissine neden olmamalıdır. Yani tat açısından su: kendisi temiz olmalı ve ortamdaki anormal tatları temizleyici olmalıdır. Suyun ağızda bırakacağı ilave her tat suda anormal düzeyde olabilecek bir maddenin varlığına işaret edebilir.

Bu yazı 26/07/2009 tarihinde eklenmiştir.

Bu yazı toplam 1277 kez okunmuştur.


Kitaplar
  • Klorlama Rehberi
  • Temel Su Analiz Teknikleri
  • "Su"dan Sözler
    Akar suya inanma, el oğluna dayanma.


    Copyright © 2009 www.suhijyeni.com
    Bu sitede yer alan bilgiler Doç.Dr. Recai OĞUR'dan izin alınarak yayınlanmaktadır.
    suhijyeni@yahoo.com
    [Sitede Yer Alan Bilgi, Belge ve Yazılımların Yazılı veya Görsel Ortamda Tamamen veya Alıntı Yapılarak Kullanımına İzin Verilmemektedir]